|
Türkiye Özel Okulları Birliği 11. Geleneksel Eğitim Sempozyumu 26-28 Ocak 2012 tarihlerinde, Çeşme, İzmir'de düzenledi. Dijital Çağda Eğitimde Fırsatlar ve Sorumluluklarımız temalı Sempozyuma okulumuzun Genel Müdürümüz Sayın Kaya TUNÇŞİPER, Genel Müdür Asistanı Sayın Gülşah SİPAHİ, Lise Müdürümüz Sayın Nimet ATABEK, İlköğretim Müdürümüz Sayın Arife KOMAN, Anaokulu Müdürümüz Sayın Elif YAZICIOĞLU katıldı.
Sempozyuma yurt çapında; Milli Eğitim Bakanı, Müsteşar Yardımcısı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü, Bakanlık bürokratları, İzmir Valisi, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü ve Manisa İl Milli Eğitim Müdürü, İstanbul İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Özel Öğretim Kurumlarını temsil eden 9 Dernek Başkanı, yurtdışından 11 yabancı akademisyen, ülkemizin önde gelen üniversitelerinden 14 bilim insanı ve eğitim uzmanı, yazılı ve görsel basın mensupları ile 720 civarında özel okul kurucusu, yöneticisi ve öğretmen katılmıştır. İşte bakanımızın sempozyum konuşmasının içeriği: http://www.meb.gov.tr/haberler/haberayrinti.asp?ID=9269
Sempozyumumuzda sosyal medya etkin olarak kullanılmıştır. Sempozyumun tüm sunuları, videoları ve yorumları www.dijitalcagdaegitim.com adresinden yayınlanacaktır.
DERNEK BAŞKANIMIZ SAYIN CEM GÜLAN, SEMPOZYUMUN SONUNDA AŞAĞIDAKİ METNİ İZLEYİCİLERLE PAYLAŞMIŞTIR.
“Bilgi çağı yeni bilgi üretimi ile teknolojinin sürekli gelişimini sağlayarak hayatımızın her aşamasında vazgeçilmez olmuştur. Her şeyin böylesine hızlı değiştiği çağımızda eğitimin bu gelişmelere ayak uydurmaması düşünülemez. Günümüzde teknoloji, eğitimin tüm süreçlerine entegre edilmeye çalışılmakta fakat bu entegrasyon sürecinde kaçınılmaz olarak bir takım zorluklarla da karşılaşılmaktadır. Eğitimciler olarak, öğrenme ortamlarını “dijital yerli” yani bu sayısal çağda doğan öğrencilerimizin özelliklerini dikkate alarak düzenlemeli, onların “sayısal teknoloji” kullanım becerilerinin niteliksel olarak da gelişmesini sağlamalıyız. Aksi takdirde bilgi üreten değil bilgi tüketen bir toplum olmaya devam ederiz.
Bunları yaparken kişisel değerler ve etik kurallar içinde dijital olanaklardan yararlanmanın yöntemlerini öğretmenler ve ebeveynler olarak öğrenmeli, çocuklarımıza öğretmeli, gençlerimizin bu ilkeleri benimsemelerine ve uygulamalarına yardımcı olmalıyız. Kişinin kendisine, başkalarına, beraber çalıştığı gruplara ve çevresine karşı hakkaniyet ve saygıyla davranması bu çağda daha da önem kazanmıştır. Onlara rehberlik etmek, okullarımıza ve öğretmenlerimize düşen önemli bir görevdir.
Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı; eğitim süreci, eğitim metodolojisi ve felsefesi olarak FATİH Projesi yani Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi ile bir dijital dönüşüm yaklaşımına öncülük etmektedir. Bu kapsamlı proje kendi eğitimcilerimiz kadar tüm dünya ülkelerinin eğitimcileri tarafından da ilgiyle izlenmektedir. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği olarak ülkemizi çok ileriye götüreceğine inandığımız bu projenin dünya ülkelerine de model olmasını diliyoruz.
SEMPOZYUM BİLDİRGESİ:
-
ÖĞRETMENLERİN PEDOGOJİK DİJİTAL TEKNOJİYİ YÖNETMEK İÇİN ÇERÇEVEYE İHTİYACI VAR
Dijital çağda tüm öğretmenlerin sahip olması gereken 21. yüzyıl becerilerini gözden geçirmek, çevrimiçi öğrenmenin gücünden yararlanmak ve ileriye gitmek için öğretim programının içine teknolojiyi nasıl bütünleştireceğimizi planlamak artık bir gereklilik olarak görülmelidir. Öğretmenlerin pedagojiden uzaklaşmadan dijital teknolojiye geçişi başarıyla nasıl yönetebileceğine ilişkin yeni bir çerçeveye ihtiyaç olduğu açıktır.
-
ÖĞRENCİLERİN KULLANDIĞI DİJİTAL ARAÇLARA UYGUN ÖĞRENME YÖNTEMLERİ GELİŞTİRİLMELİ
Teknolojinin eğitimi etkileyen eğilimler bağlamında itici bir güç olduğu, sürekli teknolojiye maruz kalan çocukların bilgiyi işleme ve öğrenme biçimlerini değiştirdiği görülmektedir. Bu değişikliklerin farkında olunmalı ve öğretme yöntemleri bu değişikliklere göre yapılanmalıdır. Artık öğrenciler özel yaşamlarında teknolojiyi kullanmaktadırlar. Bunların sınıf dışında da öğrenmelerini nasıl kolaylaştırabileceğini ve artırabileceğini düşünmeli, elde taşınabilir mobil cihazlardan eğlence ve spordan sonra eğitimde de yararlanmaya başlanmalıdır.
-
ÖĞRENME BECERİLERİNİN DEĞİŞİMİNE UYGUN EĞTİM MODELİ GELİŞTİRİLMELİ
Bilgi çağının dünyası, daha yüksek seviyelerde bilgi, karmaşık iletişim becerileri, üst düzey düşünme becerileri gibi yeni bir takım becerileri gerektirmektedir. 21. yüzyılda okuma, yazma ve matematikten oluşan geleneksel ana becerilere; eleştirel bakış, işbirliği, yaratıcı ve üretici düşünme, takım çalışması, küreselleşen dünyada kültürlerarası anlayış, bilgisayar, dijital çağa uygun bilişim ve iletişim teknolojileri becerilerinin eklenmesi gerekmektedir.
-
SAYISAL TEKNOLOJİLERİN, DİJİTAL KUŞAKLAR TARAFINDAN DAHA SAĞLIKLI KULLANILMASINA ARACI OLUNMALI
Türkiye’de başta internet olmak üzere sayısal teknolojilerin kullanımı çocuklar ve gençler arasında giderek artmaktadır. Sayısal teknolojilerin gündelik yaşamımıza getirdiği olanaklar ve riskleri dikkate alarak, gençlerin ve çocukların ‘’dijital kuşaklar’’ olarak bu teknolojileri daha nitelikli ve daha doğru, yaratıcı ve üretken kullanmalarına olanak sağlanmalıdır.
-
AKADEMİK ETİK ÖNEM KAZANDI
İnternet sayesinde, her çeşit eğitim sisteminden ve seviyeden öğrencinin her türlü bilgiye erişmesi artık günümüz dünyasında çok kolay olmaktadır. Bu yeni ve değişen senaryo, eğitimcilerin akademik etik gibi önemli bir konuyla başa çıkmaları için yeni politikaların geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.
-
EL BİLGİSAYARI VE MOBİL ÖĞRENME ARAÇLARI ETKİN VE VERİMLİ KULLANILMALI
Şu anda mevcut el bilgisayarı türlerinin çeşitliliği sınıfta öğrenimin geliştirilmesi ve ayrıca mLearning (Mobil Öğrenme) olarak da adlandırılan şekliyle sınıf dışına da taşabilmesi için zengin olanaklar sunmaktadır. Ancak bunların etkin ve verimli kullanımına ilişkin yeni tartışmalara gereklilik vardır
-
ÖĞRENEN DE YARATICI OLMALI VE ETİK SORUNLARA HAZIR OLUNMALI
Öğrenenlerin sadece “tüketici” olmaktan öte “yaratıcı” olabilmeleri nasıl sağlanabilir? Teknoloji acaba gelecek için ne gibi etik sorunları beraberinde getiriyor? Sorularının cevabı eğitimcilerce oluşturmalıdır.
-
TEKNOLOJİ KULLANIMINDA ETKİN KULLANIM KADAR YETKİNLİK DE ÖNEMLİ
Eğitimciler ve velilerin teknolojik değişimlere açık olup bu yeni dijital teknolojileri benimsemesi gerekmektedir. Öğrenciler, dijital çağın eğitim olanaklarına yönlendirilmeli ve teknolojiyi sadece etkin ve yaratıcı değil aynı zamanda sorumlu bir şekilde kullanıp yetkin dijital yurttaşlar olmaları konusunda rehberlik edilmelidir.
-
TEKNOLOJİ EĞİTİMDE DAHA VERİMLİ KULLANILMALI, YURT ÇAPINDA KATILIMLI GELİŞMELER SAĞLANILMALI VE WEB SAYFASINDAN İZLENİP PAYLAŞILABİLMELİ
Sonuç olarak; bilgi çağında en hızlı gelişen kavramın teknoloji olduğu, teknolojinin öğretilmesi ve eğitimde daha verimli bir şekilde kullanılması, ülkemizin ileri uygarlıklar seviyesine ulaşıp yerini alması açısından fırsatları da içinde barındırmaktadır.
Türkiye’de belli başlı merkezlerde dijital çağda eğitim çalışmalarına devam edilmesi, sadece İstanbul ve Ankara merkezli çalışmalar yerine birçok merkezde benzer çalışmalar yapılması, bu çalışmalardan kurumların bilgilendirilmesi ve konunun nesnesi ve tüketicisi olmaktan ziyade öznesi ve üreticisi haline geçmelerine yardım edilmesi elzemdir.
Sempozyumda tartışılan bazı başlıklar bu çalışma gruplarının ana temaları olabilir ve sempozyum web sitesi olarak açılan site, yapılacak çalışmalara bir platform oluşturabilir. Böylece konuyla ilgili tüm kurumlar, STK’lar, medya, okullar ve öğretmenlerin bu fikirleri takip etmesi ve bunlara katkı sağlaması sempozyumumuzun daha geniş çapta amacına ulaşmasının göstergesi olacaktır. Sempozyumda kullanılan sunumlar için tıklayınız.

|